|
Tweet | Tarih: 10-04-2026 15:45 |
Bor Kaymakamı Gökhan Görgülüarslan başkanlığında Bor Öğretmenevi'nde gerçekleştirilen geniş katılımlı toplantıda ilçenin sosyal, ekonomik ve kültürel sorunları tüm yönleriyle ele alındı. Toplantıda özellikle genç nüfusun göçü, ticaretin durgunlaşması ve kentin yeniden cazibe merkezi haline getirilmesi için atılacak adımlar gündeme geldi.
Geçtiğimiz Çarşamba günü Bor Öğretmenevinde Kaymakam Gökhan Görgülüarslan riyasetinde düzenlenen toplantıya İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Aner, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Bor Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Yücel, Bor Halil Zöhre Meslek Yüksek Okulu müdürü Doç. Dr. Emre Yavuzer, Bor Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Hakan Demir, Bor AK Parti İlçe Başkanı Melek Yurdagül ve İl Genel Meclis Üyeleri Erdal Niğdelioğlu, Nihat Tarım, Süleyman Yalçın, Belediye Meclis Üyeleri, Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Mustafa Tecimer ve İl Genel Meclis Üyesi Cem Görgün, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Hakkı Taşdemir, Bahçeli Belediye Başkanı Ertuğrul Çelenkoğlu, Kemerhisar Belediyesi Meclis Üyesi ve Tyana Kadın Kooperatifi Başkanı Nazan Çağlak, Muhtarlar Derneği Başkanı Erhan Yılmaz, Atatürkçü Düşünce Derneği İlçe Başkanı Ganime Şeren, Yardımevenler Derneği İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, oda başkanları, , Yeşil Bor Gazetesi temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Bor Kaymakamı Gökhan Görgülüarslan, göreve başladığı günden bu yana ilçeye dair yaptığı gözlemleri paylaşarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Kaymakam Görgülüarslan, özellikle yaz aylarında ilçede nüfus yoğunluğu yaşandığını belirterek, ekonomik canlılığın yılın tamamına yayılması gerektiğini söyledi.
“Şehrimiz maalesef kan kaybediyor” ifadelerini kullanan Görgülüarslan, Bor'un yeniden hareketlenmesi için festival, panayır ve kültürel etkinliklerin artırılması gerektiğini vurguladı.
Kaymakam Görgülüarslan,
“Haziran ile Eylül ayları arasında ilçemizde belirgin bir hareketlilik yaşanıyor. Ancak bu canlılığın kalıcı hale gelmesi gerekiyor. Esnafımızın, çiftçimizin ve tüm vatandaşlarımızın ekonomik olarak güçlenmesi için şehrimize özel bir etkinlik takvimi oluşturacağız. Festival ve panayırlarla ticareti canlandırmak istiyoruz” dedi.
Toplantıda söz alan Bor Halil Zöhre Ataman Meslek Yüksekokulu Sağlık Bilimleri Fakültesi Müdürü Fatih Yücel ise genç nüfusun hızla Niğde merkez ve büyükşehirlere göç ettiğine dikkat çekti.
Yücel, Bor'un özellikle gençler için yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini ifade ederek, kültürel ve gastronomik değerlerin tanıtımının önemine vurgu yaptı.
Bor'a özgü lezzetler olan köfter, Bor söğürmesi ve arabaşı çorbasının ülke çapında tanıtılması gerektiğini belirten Yücel, turizm potansiyelinin de yeterince değerlendirilemediğini söyledi.
Tyana Kadın Kooperatifi'nin destekleriyle ilçeye gelen turistlere tarihi Su Kemerleri ve Roma Havuzu'nun tanıtılabileceğini belirten Yücel, aynı zamanda kooperatif tarafından üretilen yöresel ürünlerin satışının da ekonomik katkı sağlayacağını dile getirdi.
Yücel ayrıca, 2018 yılından bu yana İstasyon Caddesi üzerindeki eski hastane arsasına fakülte yapılmasının beklendiğini, ancak bu konuda henüz somut bir adım atılamadığını ifade ederek yerel basın ve sivil toplum kuruluşlarının desteğinin önemine dikkat çekti.
Milliyetçi Hareket Partisi Bor İlçe Başkanı Mustafa Tecimer de toplantıda yaptığı konuşmada, ilçedeki ekonomik değişimi 42 yıllık esnaflık tecrübesi üzerinden değerlendirdi.
Tecimer, geçmiş yıllarda köylerden ilçe merkezine gelen vatandaşların ticaret hayatına büyük katkı sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Eskiden köylerden süt, yumurta, peynir gibi ürünler gelir, köylü vatandaşımız burada alışveriş yapar dönerdi. Özellikle 90'lı yıllardan sonra genç nüfusun köyleri terk etmesiyle bu hareketlilik azaldı. 1992 yılında üniversitenin kurulmasıyla birlikte ilçemiz eski ticari fonksiyonunu kaybetmeye başladı. Oysa Bor, İç Anadolu'nun en canlı ve en şirin ilçelerinden biriydi.”
Toplantıda ortak görüş olarak Bor'un yeniden kalkınması için kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği vurgulandı.